Çoruh Nehri buz, Ovit yol vermez!

Karadeniz bölgesi, yaylaları ile ünlü bir bölgemiz. Karadeniz sıra dağları, denize paraleldir. Rize ile Erzurum arasındaki en yüksek geçit de şimdiler de uzunluğu 15 kilometreyi bulan bir tünel inşaatının geceli – gündüzlü sürdürüldüğü 2 bin 640 rakımlı Ovit dağının arka yakasındaki Boğazlıyan yaylasına çıktık. Geziye çıkarken aklımızdan bile geçmemiş bir yolculuk oldu. Erzurum’un Pazaryolu ilçesinde buluştuğumuz Şehitlik köyü muhtarı Ali Gürcü, kendi aracıyla önümüze geçti ve “Beni takip edin” dedi. Biz de onun dediğini yapıp, ardından izini sürdük. Evlerinin üzeri dik saclarla kaplamalı köylerden geçip, en son Büyükdere köyünün dağa bakan kısmındaki derenin kenarın da araçları park edince yanımıza gelen  Muhtar Ali Gürcü, “Yaylaya çıkmak için biraz yürümemiz gerekecek, şimdiden kusura bakmayın” dediğinde “yoo, ne kusuru, rica ederiz” demekli olduk, indik araçlarımızdan.

 


 

Buyukdere koyunun cikisında araclar park edildi
Bir at var, eşyaların yüklendiği bir de araçlardan boşalan bazı eşyalar bir yerde toplanıyor. Anlamaya çalışıyorum sadece, neler oluyor diye çok geçmeden “siz yürüyün, ben de gelirim birazdan” diyor Muhtar Ali. Birlikte yaya olarak yola koyulduğumuz ama isimlerini bile bilmediğimiz arkadaşlara “ne oluyor?” diye soruyorum. Birisi cevap veriyor, “Biz yürüyeceğiz, muhtar da yayladan çağırdığı eşeği yükleyip gelecek, eşek gelmek üzereymiş, biz gidelim, yetişir onlar bizi” diyor. Yukarıya doğru bakıyorum, yüksek dağlar ve tepelerden başka bir şey görmüyorum. Meğer, araçla gidilebilen yolun sonundaymışız ve buradan yaylaya da yürüme çıkacağız. Eşyaların at ve eşekle taşınıyor olmasını, dik ve yamaç patika yolları görünce daha iyi anlayabiliyorum. İlk başlar da temiz hava ve hafifçe esen rüzgar sayesinde bunalmadan yol alıyoruz. Fakat biz yürüdükçe patika yol, uzadıkça uzamaya başlıyor. Nereye, ne kadar zaman yürüyeceğiz bilmiyoruz, tabi soruyoruz ama “şu tepeyi dönünce…” diye başlıyorlar söze, o tepeye varıncaya kadar sabırla yürüyoruz. Ama  “O Tepe”ler hiç bitmiyor, dağlarda tepelerden çok ne var! Gittiğimiz patika yollar da yol demeye bin şahit ister zaten, At ve Eşek’lerle diğer hayvanların her birinin kafasına göre  projelendirdiği ve ardından da insanların ayaklarını düzgün basabildikleri birden çok izi olan taşlı yollar. Siz de o hayvanların açtığı yollar arasında seçim yapıp, adımlıyorsunuz bitmeyen yayla yolunu!

 

 

eşek, yuku ile bizi yolda  gecti
Yanımız da yüklenen At, önündeki sahibi ile bir süre bizimle birlikte yol aldı, sonra Yayladan gelen eşekle geçiştiler, bir traktör köprüsünü geçtikten sonra yağmur başladı. O at sahibi, atının sırtına binip, tepelerin ardından kayboldu. Sürekli zig zaglar çizerek biz yükselirken, Muhtar da  eşyaları yüklediği.................yazının tamamını okumak için tıklayınız

Yorum Yaz
-->
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !